Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu ile Türkiye’de sigortacılık ve trafik güvenliği

2015 yılında 1 milyondan fazla trafik kazası meydana geldi
2015 yılı itibari ile büyüme oranı yüzde 18,6’ya ulaşan Sigorta sektörünün aynı tarih itibariyle aktif büyüklüğü 96 milyar TL, öz sermayesi 12,4 milyar TL olduğu görülüyor. Dönem sonu teknik kârı 151 milyon TL, bilanço kârı 250 milyon TL’ye ulaşan Sigorta sektörünün prim üretimi dağılımında ise yüzde 22,1 ile trafik başı çekerken trafiği, yüzde 18 ile kasko olmak üzere oto sigortaları takip takip ediyor. Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri M. Akif Eroğlu ile Türkiye’de sigortacılık ve trafik güvenliğini konuştuk:

Türkiye’de sigorta alanında kaç şirket faaliyet gösteriyor, rakamlarla sektöre ilişkin bilgi verir misiniz?
Ülkemiz sigorta sektöründe 37’si hayat dışı, 4’ü hayat,19’u hayat emeklilik ve 1’i reasürans olmak üzere 61 şirket aktif olarak faaliyet gösteriyor. 2015 yılsonu itibariyle sigorta şirketlerinde çalışan kişi sayısı ile 19 bin 391. Buna ek olarak, 1.305 eksper, 15 bin 587 acente ve 119 broker ve yanlarında çalışanlar dikkate alındığında sektörün 75 binden fazla kişiye istihdam sağladığı görülüyor.

Sektörde prim üretimi, 2015 sonu itibariyle toplamda 31 milyar TL’ye ulaştı. Hayat dışında 27 milyar TL olan prim üretimi, hayat branşında 3,7 milyar TL oldu. Bireysel Emeklilik Sistemini (BES) değerlendirdiğimizde ise 2015 sonu itibariyle katılımcı sayısı 6 milyonu aşarken, toplam fon tutarı 48 milyar TL’ye yaklaştı. 47,4 milyar TL’lik toplam fon tutarının 4,8 milyar TL’si Devlet Katkısı fonlarından oluştu.

2015 yılı büyüme oranlarına bakıldığında trafik sigortaları ile ilgili durum nedir?
Büyüme oranı 2015 yılında % 18,6’ya ulaşan sektörümüzün, aynı tarih itibariyle aktif büyüklüğü 96 milyar TL, öz sermayesi 12,4 milyar TL’dir. Dönem sonu teknik kârı 151 milyon TL, bilanço kârı 250 milyon TL’ye ulaşmıştır. Prim üretimi dağılımında % 22,1 ile trafik ve % 18 ile onu takip eden kasko olmak üzere oto sigortaları hakimdir.

2014 sonu itibariyle sigortalılara verilen teminatlar 77 trilyon TL’dir. Hayat dışı sigortalarda üstlenilen tazminat 2015 sonu itibariyle 17,4 milyar TL, hayat sigortalarında 2,1 milyar TL’dir. Oto sigortalarında üstlenilen tazminat ve hasar 10,2 milyar TL, oto dışı branşlarda ise 7,2 milyar TL’dir. Sigorta ve emeklilik sektörünün toplam fon tutarı 85 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu fonların 36,9 milyar TL’si kamu borçlanma araçlarında, 13 milyar TL’si sermaye piyasası araçlarında, 5,2 milyar TL’si de özel sektör borçlanma araçlarında değerlendirilmektedir.

Dünya ve Türkiye kişi başı prim konusunda bir kıyaslama yapmak gerekirse neler söylenebilir?
Ülkemizde kişi başına düşen prim 133 dolardır. Dünya ortalamasına göre bu rakam 660 dolardır. GSMH’ye baktığımızda ülkemizde bu oran yüzde 1,5’larda, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 8’ler seviyelerindedir. Maalesef ülkemizde penetrasyon düşük, sektörde prim tabana yayılmış değildir. Ülkemizdeki sigorta sorununun temelinde bilinç eksikliği yatmaktadır. Maalesef halkımız ürünleri yeterince bilmemekte ve risklerini tanımamaktadır.

Trafik güvenliği ve trafik sigortalarında durum nedir?
2015 yılı kesin olmayan verilerine göre, ülkemizde 1.082.431 adet trafik kazası meydana gelmiş, bu kazalarda 3.826 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu sadece kaza yerinde hayatını kaybedenlerin adedidir, hastaneye ulaştıktan sonra vefat edenler dahil değildir. 306.128 kişi ise yaralanmıştır. Kaza tespit tutanağı adedi 2008’de 491.031 iken 2015 yılı sonunda 900.624’e çıkmıştır. 2014 yılında 1.199.010 adet kaza meydana gelmiş, bu kazalarda 3.524 kişi hayatını kaybetmiş, 285.059 kişi yaralanmıştır.

2015 sonu itibariyle ülkemizdeki 19,9 milyon adet kayıtlı aracın 15,9 milyon adedinin zorunlu trafik sigortası bulunmaktadır. Zorunlu trafik sigortası yüzde 79,7’yle ülkemizdeki en yaygın sigorta türüdür, her yıl trafik sigortası poliçe adetlerinde ve zorunlu trafik sigortası primlerindeki artışın caydırıcı gücü, sürüş güvenliğine katkı sağlayarak trafik kazalarını önleyici etkiye sahiptir. Yani trafik sigortası ile bir yandan hasarlar karşılanırken, diğer yandan önlem alınması sağlanarak riskler azalmaktadır.

Bu noktada sigorta yaptırmak neden önemlidir?
Sigorta sektörü oluşabilecek riskleri kapsayıp kayıpları telafi etmek temeline dayanmaktadır. Önceden tahmin edemediğimiz başımıza gelebilecek riskler söz konusu olduğunda sigorta kavramı hayatımızın ve geleceğimizin güvencesi olarak devreye girmektedir. Sigortanın faydaları risklerle karşı karşıya geldiğimiz durumlar düşünüldüğünde göz ardı edilemez büyüklüktedir. Hayat veya hayat dışı branşlarda kendimiz ve sevdiklerimiz için sigorta yaptırmak öncelikler listemizde üst sıralarda yer almalıdır.

Zorunlu trafik sigortası adından da anlaşılacağı üzere yaptırılması mecburi bir sigortadır. Ülkemizdeki dikkatsizlik, tedbirsizlik gibi konular nedeniyle trafik kazaları maalesef kaçınılmaz olmaktadır. Zorunlu trafik sigortası bir kazaya neden olan araçta meydana gelen hasarları değil, zarar gören aracın maddi zararlarını ve üçüncü kişilerin gördükleri zararları karşılamaktadır. Yani bir kazada kusuru olmayan karşı tarafı ve üçüncü şahısları korumaktadır. Sağladığı birçok teminatla bireylerin, ailelerin, toplumun geleceği için önem taşımaktadır. Maalesef kazalar günlük hayatımızın bir parçasıdır ve hepimizin bir gün bu riskle karşılaşma ihtimalimizdeki en önemli güvencemiz trafik sigortasıdır.

Trafik güvenliği söz konusu olduğunda fuar ve sempozyum sizce nasıl katkı sağlıyor?
En yaygın sigorta türü olmasına rağmen doğru algı ve bilinirlilik düzeyinde önemli eksikliklerle karşılaştığımız trafik sigortasıyla ilgili bilinç düzeyini artırmada çok önemli bir fırsat olarak gördüğümüz için son 2 yıldır Karayolları Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı’nın düzenleyicileri arasında yer alıyoruz. Bu sempozyum ve fuar ortamını, başta Ulaştırma ve İçişleri Bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, belediyeler olmak üzere konuyla ilgili kişi ve kuruluşları, çocuktan gence, yetişkine tarafları bir araya getirdiği için sektörümüzün çalışmalarını, trafik kazalarını önleyici ve gerektiğinde kayıpları telafi edici rolünü geniş kitlelere anlatmak, aktarmak için çok doğru bir yer olarak görüyoruz.